Yazımın konusunu tahmin edeceğinizi sanmıyorum.
...

Fehmi Gildiroğlu
- 05054460758
Fakat hayatımızdaki ritünlerin dışına çıkıp, farklı şeyler yapmak hepimizin hayatına sürpriz ve renk katan dokunuşlardır.
Evde, arabada, işte çalışırken, dinlenirken yada eğlenirken bir müzik dinlemek hepimize iyi gelir sanırım.
Duygularımızın ağır işçileri sayılan ve seçerek dinlediğimiz sanatçıların çalışırken, dinlenirken neler hissettiklerini hiç düşündükmü?
Biz eğleniriz, içimizi döker, rahatlarız mutlu oluruz. Peki onlarda öylemidir?
Duygularımıza sazıyla sözüyle klavuzluk yapan sanatçıların da bir derdi, sorunu varmıdır?
Bir ayrılık, bir kavuşma, bir ölüm, bir özlem, aşk, nefret, beddua anlatan sözcükleri yüreğimizin en ince teline ulaştıran sanatçının haleti ruhuyeti, duygusu nasıl olur acaba fikri olan varmı?
Belki bin defa aynı duyguyu yaşamaktan dolayı beyin kanaması, kalb krizi, mide travmaları, sinir krizi geçiriyorlarmıdır? Bilmiyoruz.
Biz sabahın köründe işe giderken o yatıyor sanıyoruz ya! Sanatçı bu; çalıyor, söylüyor, yiyor içiyor parasını da cebine atıp evine gidiyordur, öğleye, akşama kadar yatar ne ala mı diyoruz?
Acaba uyumak için hangi sakinleştirici ilaçları, içecekleri alıyor, her gün aynı rolü oynayan tiyatrocu, şarkıcı ile orada çalışanların da aynı sendromu yaşayıp yaşamadıklarını da bilmiyoruz.
Biz hafta sonu, yaş günü, evlilik yıldönümü vs.. ödülü olsun diye ailemizle, eşimizle veya yalnız kendimize ikramiye olsun diye gideceğimiz, eğleneceğimiz yerlerde bize duygu demeti sunan sanatçılar menüyü nasıl hazırlayıp sunuyorlar?
O da ayrı bir soru.
Bizim notumuz: iyi bir hafta sonu geçirdik olur, güzel eğlendik olur veya proğram hiç hoşuma gitmedi, beğenmedim vs.. olur.
Eve gidip biraz CD mp3 vs.. dinleyip yatarım diyebiliriz.
Ancak; Parayla aldığımız ve türüne bakmaksızın bize bu tip hizmetleri sunan sanatçı, çalışan vs.. insanların da bizim gibi birey olduklarını, aileleri olduklarını unutmamalı, onlarla empati kurup bir teşekkürü çok görmemeliyiz.
Herkesin, herkesimin Ramazanın kutluyorum.
Sağlıcakla kalın.